Şahane Radyo’da Kentin Sesi programında Ali Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Uçar, yargı süreçlerinin uzunluğu, farklı uygulamalar ve ekonomik kaygıların vatandaşta güvensizlik oluşturduğunu vurguladı.
Uçar, aynı hukuki durumlarda farklı sonuçlar çıkmasının “hukukta birliğin olmamasından” kaynaklandığını ifade ederek, hukuki güvenirlilik ilkesinin altını çizdi.
Baro Başkanı Uçar, “Hukuka güven kelimesinin karşılığı olmalı. Bunu özlüyoruz, istiyoruz, bu hakkımız biz ifade ediyoruz ama birçok kişi yargılama süreçlerinden kaynaklı güvensizlik içerisinde.” diye vurgu yaptı.
Ordu Barosu ilçe temsilciliklerinin aktif olduğunu belirten Birsen Uçar, Ünye ve Fatsa başta olmak üzere tüm ilçelerde meslektaşlarla düzenli temas halinde olduklarını söyledi.
“Biz misafir değiliz, ev sahibiyiz” diyen Uçar, baro hizmet binalarının mesleki gelişim ve dayanışma için daha etkin kullanılacağını dile getirdi.
Hizmet TV stüdyolarında Şahane Radyo 91.1 ve ile Ünye Kent Gazetesi sosyal medya hesaplarından MM Mimarlık ve Toprak Yapı sponsorluğunda, canlı yayınlanan “Kentin Sesi” programının konuğu Ordu Baro Başkanı Av. Birsen Uçar oldu.
Gazeteci ve Program Yorumcusu Ali Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Uçar, hukuka güven, yargı süreçleri ve Ordu’daki baro yapılanmasına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Programın ilk bölümünde Türkiye’nin hukuka güven endeksindeki yerine dikkat çeken Uçar, yargı süreçlerinden kaynaklı toplumsal güvensizliğe vurgu yaptı.
“Adaletin içindeki güvensizlik mesleğimizi de zorluyor”
Gazeteci Ali Öztürk’ün, “Bir hukukçu olarak Ordu’ya baktığınızda ne görüyorsunuz? Yani Ordu hukukun üstünlüğünü gerçekten içine sindirmiş, gerçekten hukukun üştüğünde Barosu ile birlikte bir bütün olmuş illerden birisi mi, yoksa zayıf olan illerden birisi mi?” sorusuna yanıt veren Uçar, ülkedeki genel tabloyla Ordu’daki algının paralellik gösterdiğini ifade etti.
Uçar açıklamasında şunları kaydetti:
“Ne yazık ki adaletin içindeki güvensizlik duygusu bizim mesleğimizi ifa ederken zor süreçlere, psikolojik olarak da zor süreçlere göğüslememiz gerektiği gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Biz Dünyada hukuka güven endeksinde oldukça geri sıralardayız. Arzu edilen ya da ülkemize yaraşır bir sırada değiliz. Temel insan haklarının uygulanmasında problemler yaşıyoruz. İnsanlar sonuç itibariyle yargının hem uzun sürmesi, hem farklı yargısal uygulamalar, hem de alınacak kararlar yani hak arayışına giren insanlar kadar hukuki yollara müracaat etmeyen insanlarda var. Belki süreçlerin uzun olmasından, belki ekonomik kaygılardan ki çünkü hep bize şöyle bir şey gelir, ‘Komşum böyle bir dava açmıştı kazandı. Ben kaybettim. O kazanmıştı ben kaybettim’ gibi kaygılarda taşıyor insanlar. Yani ülkedeki bu genel algı Ordu’daki ile hemen hemen aynı oranda, aynı eksende işliyor.”
“Bu hukukta birliğin olmamasından kaynaklı”
Yargı süreçlerindeki farklı uygulamalara da dikkat çeken Uçar, aynı hukuki durumlarda farklı sonuçların ortaya çıkmasının güveni zedelediğini belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Biz bu süreçleri kısaltmak adına meslektaşlar olarak bir faaliyette bulunuyoruz. Ancak bir yandan da kanun maddeleri var. Hukuk kuralları ve maddeleri değerlendirdiğimiz ve okuduğumuzda elbette eleştirdiğimiz bazı kanun maddeleri var. Esas olan bunun uygulanması. Ama aynı sorunu yaşayan aynı kişiler aynı hukuki aşamalardan geçmiyorlar. Yani Türkiye’nin Ordu ilinde olan yargılama ile bazen başka illerde olan yargılamalardan farklı sonuçlar çıktığı söyleniyor. Bu hukukta birliğin olmamasından kaynaklı.”
“Hukuki güvenirlilik ilkesinin altını çiziyorum”
Baro Başkanı Uçar, hukuki güvenilirlik ilkesinin önemine özellikle vurgu yaparak, vatandaşların yargı süreçlerine girmekten çekindiğini dile getirdi ve şu açıklamayı yaptı:
“Hukuki güvenirlilik diye bir ilkemiz var. Ben bunun altını mümkün olduğunca çizmeye çalışıyorum. Hukuka güven kelimesinin karşılığı olmalı. Bu sadece bunu özlüyoruz, istiyoruz, bu hakkımız biz ifade ediyoruz ama birçok kişi yargılama süreçlerinden kaynaklı güvensizlik içerisinde. Bu süreçlere girmek istemiyorlar.”
Temsilcilikler kağıt üzerinde mi kalacak?
Programda Gazeteci Ali Öztürk, baronun ilçe yapılanmasına ilişkin dikkat çeken şu sorular yöneltti:
“Merkezden idare edilen hiçbir olay sağlıklı sonuç vermez, vermiyor da. Ordu Barosu’nun Ünye’de, Fatsa’da, Gölköy ve Aybastı’da temsilcilikleri var ama en önemli hinterlandı Altınordu, Fatsa ve Ünye. Buraları güçlendirmek, Altınordu merkezli bulunan Baro Başkanlığı’nı güçlendirmek anlamına gelmez mi? Başkanlığınız döneminde temsilcilikler kağıt üzerinde mi kalacak? Ünye, Fatsa veya diğer ilçelere sadece avukatlık bürosu açılışlarına mı gideceksiniz yoksa, farklı çalışmalarla Sayın Birsen Uçar’ı görecek miyiz?”
“Göreve geldiğimden itibaren ilçelerle güçlü temas içindeyim”
Bu sorulara yanıt veren Uçar, göreve geldiği günden itibaren ilçelerle güçlü bir temas içinde olduklarını vurguladı:
“Başkanlık sürecinin başlangıcından itibaren Ünye’de, Fatsa’da, Altınordu’da, Korgan’da meslektaşlarımız bizi açılışlarına davet ettiler ve beni onurlandırdılar, onlara çok teşekkür ediyorum. Tabi ki açılışa gitmek çok kıymetli, ben o anlara şahit olmaktan çok mutlu oluyorum. Şunu da biliyor ki her meslektaşım bir problem olduğunda iyi veya kötü gününde biz onlarla birlikte ve beraberiz. Çünkü bir Ordu Barosu’nun belki şu adreste veya bu adreste avukatlık faaliyeti gösteren meslektaşlarıyız.”
“Biz misafir değiliz, ev sahibiyiz”
Baronun ilçe temsilcilikleri ve yönetim yapısına ilişkin bilgi veren Uçar, Ünye ve Fatsa’dan yönetim kurulu üyelerinin bulunduğunu, temsilcilerle düzenli görüşmeler yapıldığını ifade ederek, şu açıklamayı yaptı:
“Bizim avukat olan tüm ilçelerimizde temsilciliklerimiz var. Bu temsilcilerimiz ile Ünye ve Fatsa’dan da yönetim kurulu üyelerimiz var. Biz hem temsilcilerimiz, hem Ünye ve Fatsa’dan yönetim kurulu üyelerimizle ilçenin sorunları ile ilgili görüşmeler yapıyoruz. Bu kapsamda ben hem Ünye, hem Fatsa için söylüyorum çünkü burada komisyon başkanlıkları da var; olabildiğince mesleki dayanışma adına dönem dönem burada meslektaşlarımızla bir araya geliyoruz.”
Geçtiğimiz yıl Ünye’de düzenlenen kahvaltı organizasyonuna katıldıklarını, Kadın Hakları Komisyonu toplantıları gerçekleştirdiklerini ve adli yıl açılışı sonrasında Ünye ve Fatsa’daki baro odalarını ziyaret ettiklerini belirten Uçar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ünye’deki meslektaşlarımız geçen yıl bizi bir kahvaltı organizasyonuna davet etmişlerdi. Orada bir araya geldik. Daha sonra Kadın Hakları Komisyonu olarak bir araya geldik, yine Adli yıl başlangıcında ki bizim törenimiz Ordu’da olduğu için Ünye ve Fatsa’dan katılımı artırmak adına Adli yıl açılışını yaptıktan sonra Ünye ve Fatsa lokallerine ve Baro Odalarına geldik yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızdan katılabilen meslektaşlarımızla. Fakat biz misafir değiliz buraya geldiğimizde. Bizde ev sahibiyiz ve Altınordu’daki ve Ünye’deki, Fatsa’daki Baro Hizmet binamız hem sosyal binalarımız var. Oralarda meslektaşlarımızın hem mesleki gelişimleri, hem ihtiyaçları için yapılabilecek ya da ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarda elimizden geleni bunu sağlamaya çalışıyoruz. Yeterli mi değil elbette. Çünkü bitmeyen bir ihtiyaç çağındayız. Bizim mesleğimiz de bitmeyen ihtiyaçlarla örtülü şekilde ilerliyor.”
Hukuka güven vurgusu öne çıktı
“Kentin Sesi” programında yapılan açıklamalar, hem Türkiye genelindeki hukuka güven algısını, hem de Ordu özelinde baronun ilçe yapılanmasına yönelik çalışmalarını gündeme taşıdı.
Baro Başkanı Birsen Uçar’ın “hukuki güvenirlilik” ve “hukuka güven” vurgusu, programın en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.