Başkan Şahin’den fiyat tepkisi!

Başkan Şahin’den fiyat tepkisi!

Fındık fiyatının en az 120 TL olması gerektiğini belirten Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin, açıklanan fiyata tepki göstererek “Artık üretene ve fındığa hakkını verin” dedi.

Saadet Partisi Ünye ilçe Başkanı Özgür Şahin, açıklanan 82,5 TL’lik fiyata tepki göstererek açıklanan fiyatın maliyetleri dahi karşılamadığını söyledi. 

Fındık fiyatının en az 120 TL olması gerektiğine vurgu yapan Şahin, “Artık üretene ve fındığa hakkını verin.” dedi.

Şahin, “Fındık alım fiyatları geçtiğimiz günlerde kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından ilan edildi. Açıklanan fındık taban fiyatı Giresun kalite için 84 lira, Levant kalite için 82 lira 50 kuruş olarak belirlendi. Ancak bu fiyatlar fındık üreticilerini tatmin etmedi. Etmesi de zaten mümkün değil.” dedi. 

Tüm maliyetlerin geçen yıla göre yüzde yüz oranında arttığını ve açıklana fındık fiyatının üreticiyi kurtarmasının mümkün olmadığının altını çizen Şahin, şöyle devam etti; 

“Bugün benzine bakıyoruz, seçim sonrası yüzde yüz artış olmuş. Gübre fiyatları almış başını gitmiş. Tırpanın yevmiyesi 2000 lira. Fındık işçisinin yevmiyesi 750 lira. İşçi maliyetinden dolayı fındık üreticisi bahçesine işçi sokamaz duruma gelmiş. İşçi soksa, biliyor ki elinde avucunda hiçbir şey kalmayacak. Toplanan ürünün parası; işçiye, servis minibüsüne, benzine, gübreye derken kendi çalıştıkları bile bedavaya gelecek. Geçtiğimiz seçimden bu yana yüzde yüz artmayan tek şey, vatandaşımızın geliri. Geriye kalan her şeyde yüzde yüzün üzerinde zam var. ÖTV, KDV, motorlu taşıtlara ekstra gelen vergiler, 5'li çete ve türevi büyük firmalardan ve hatta TÜVTÜRK'ten alınmayan affedilen vergiler. Ancak işçiye, çiftçiye, emekliye, memura vermeye geldiğinde bir türlü hazinede olmayan para.

Kılıçdaroğlu’nun muhalefette olduğunu unutmuş…

Sayın Kılıçdaroğlu'nun fındığın taban fiyatını 4 dolardan aşağı düşmemesi gerektiğini söylediğinde Sayın Cumhurbaşkanımız :"Şimdiye kadar niye yapmadın!" diye bir çıkış yapmıştı. Trajikomik bir durumdu çünkü bölge insanının 21 yıldır bir sevgi ve tutkuyla kendisine oy verdiğini ve kendisinin 21 yıldır iktidarda, Sayın Kılıçdaroğlu'nun muhalefette olduğunu unutmuş gibi yaparak yine hedef saptırıyor. Bu işte de muhalefeti suçluyordu. 

Artık üretene ve fındığa hakkını verin

21 yıldır bölge insanı, son seçimde de olduğu gibi, büyük bir sevgiyle kendisine oy vermiş ama 21 yıldır olduğu gibi Sayın Cumhurbaşkanımız bu sevgiye; bölgenin başlıca geçim kaynağı olan çaya ve fındığa maliyetinin bile altında fiyatlar belirleyerek cevap vermiştir. "Kalpler ancak Allah'ın elindedir." kimin kalbi kime, nereye, hangi hedefe gidecekmiş onu biz bilemeyiz ama en azından insan meylettiği kişiye bu sevginin karşılığı bu mu diye sorar. Küresel Firmalar 14 milyar dolar kazanırken, devlet TMO  vasıtasıyla aracılık yapıp kazanırken, hükümet açıkladığı fiyatla aracı tüccara kazandırırken; üreten, asıl emek veren neden kazanamıyor, neden her sene aynı şeyi yaşıyor sormaz mı?

Sormazsanız, bu durum seneye de bu tablodan çok farklı olmayacaktır

 21 yıldır aynı senaryoyu, aynı mevsimde, aynı insanlar tarafından sahnelenip oynanmasını izliyoruz. Her sezon, bedavadan biraz daha fazlasına çalışmak ve üretmek zorunda olan çiftçilerimize yazık değil mi? Üreticisinden işçisine bölge insanımızın geçim kaynağı olan fındığa bölge insanımıza yapılan bu haksızlığın son bulması gerekmez mi?

Fiyat en az 120 TL olmalı…

Bölgedeki üreticilerle konuşmak; gelir gider tablosu çıkartmak, buna göre bir fiyat belirlemek bu kadar mı zor? Bir kez olsun fındık bahçesine girmemiş; çuval basmamış, dal eğmemiş, yerden toplamamış, sıra takip etmemiş, başşak yapmamış (belki bu deyimlerin ne olduğunu bile bilmeyen) insanların oturduğu yerden bir bölgenin geçimine ve geleceğine karar vermesi ne kadar doğru? Bugün fındık fiyatının en az 120 lira olması gerekmektedir. Üretici maliyetleri, işçi giderleri ve üretenin refah payını da düşünürsek bu miktar az bile sayılacaktır ama en azından kamu vicdanı rahat edecektir. Biz artık hükümetin bölge halkına sahip çıkması konusunu geçtik, burada yapılacak şey bölge halkının kendisine komşusuna bölge insanına sahip çıkması noktasına gelmiştir. Neydi o meşhur deyiş, Ağlamayan çocuğa emzik yok!  Herkes hakkı olanı demokratik bir şekilde istemesini ve almasını bilecek. Buna rağmen alamıyorsa değiştirmesini bilecek.” 

Ünye KENT Haber